Makale

Abuse of Self-Defense by Israel

ÖZET

Uluslararası hukukta meşru müdafaa hakkı devletlerin doğal bir hakkı olarak düzenlenmektedir. Ancak bu hak sınırsız olmadığı gibi birtakım şartlara tabidir. İsrail ise kuruluşundan beri sürekli kullandığı “İsrail kendini savunma hakkına sahiptir” söylemiyle bu hakkı kötüye kullanmaktadır. Bu anlamda kötüye kullanımdan ya saldıran taraf olmasına rağmen meşru müdafaa hakkına sığınması ya meşru müdafaa hakkı olmasına rağmen hakkın sınırlarına uymamasını kastetmekteyiz. Bu açıdan bakıldığında 1948 tarihli birinci Arap-İsrail savaşında da 1967 tarihli Altı-Gün Savaşı’nda da 2023 tarihli Gazze savaşında da İsrail’in meşru müdafaa söylemini ya eylemlerini perdeleme aracı olarak kullandığı ya da meşru müdafaanın sınırlarına uymadığı gözlemlenebilmektedir. Peki Mısır ve Suriye gibi diğer devletlerin meşru müdafaa hakkı ne olacak? İsrail’e karşı hiçbir devletin meşru müdafaa hakkı doğmadı mı şimdiye kadar? Yıpratma ve Yom Kippur savaşları nasıl değerlendirilmeli? Filistin ülkesinin işgal altında olması ve Filistin halkının self determinasyon hakkına sahip olması meşru müdafaa hakkı bağlamında nasıl değerlendirilmeli? Bu çalışma İsrail’in tarihinden bugüne içerisinde olduğu silahlı çatışmalarda meşru müdafaa hakkını nasıl kötüye kullandığını olgusal analiz yöntemiyle bütüncül bir perspektifle göstermeyi amaçlamaktadır. Çalışma öncelikle İsrail ile Arap devletleri arasındaki 1948 ve 1967 savaşları ile Yıpratma ve Yom Kippur savaşlarında meşru müdafaa hakkının kötüye kullanımını inceleyecektir. Daha sonra ise çalışma self-determinasyon temelinde İsrail-Filistin ilişkilerine odaklanacaktır. Bu anlamda son olarak İsrail’in güvenlik ve terörizm temelli meşru müdafaa söylemi işgal gerçeği ve Filistin halkının self determinasyon hakkı çerçevesinde irdelenecektir. 

Anahtar Kelimeler

İsrail Filistin Arap Devletleri Savaş Meşru Müdafaa